Shadow of the Tomb Raider İnceleme

1595

Lara Croft’un son macerası Shadow of the Tomb Raider, Maya kıyametini konu ediniyor. Oyunda geçen tarihi bölgeler ve gizemli bir yığın bulmaca, Lara Croft’un iştahını kabartıyor. Elbette Lara Croft oyunlarını seven oyuncuların da öyle.

Giriş

Serinin son oyunu Shadow of the Tomb Raider çıkmadan önce daha usta ve gizemli bir Lara Croft ile tanışacağımızı biliyorduk. Elbette bu oynanışa ciddi anlamda dokunulacağı anlamına geliyordu.

Ana menüyü açtığınız zaman karşınıza tipik seçenekler gelmekte. Yeni oyuna başlarken bu kez zorluk derecelendirilmesinin çok daha detaylı sunulduğunu görüyorsunuz. Bu da oldukça hoş olmuş. Örneğin bulmacalar konusunda pek iyi değilseniz ve bulmacaları kolay geçmek istiyorsanız ancak yapay zekanın zorlayıcı seviyede olmasını, rakipleriniz güçlü olmasını tercih ediyorsanız ona göre bir tercih yapabiliyorsunuz. Oyunda toplam 4 zorluk seviyesinin bulunduğunu belirtelim ancak bu zorluk seviyelerinden Zor’u seçtiğiniz zaman Rise of the Tomb Raider’a göre çok daha zorlanıyorsunuz. Çünkü bu kez Q tuşuna bastığınız zaman doğru düzgün hiç ipucu almıyorsunuz ve elinizdeki silahlar düşmanlarınıza çok daha az hasar veriyor. Özellikle yayınız güçlü olsa bile eski oyunlara nazaran artık daha etkisiz. Zırhlı güçlü bir düşmanın başına nişan alsanız bile ilk vuruşta öldürmeniz neredeyse imkansız. Özellikle üzerinize koşuşturan düşmanlar olduğunda ve acele etmeniz gerektiğinde ok çok işlevsiz oluyor. En çok işe yarayan silahlar ise pompalı ve taramalı tüfek. Onların da şarjörü çok çabuk bitiyor. Eğer ana görevlerde zorlanmamak istiyorsanız önce tüccarlara gidip eklentiler ve mermiler satın almanızı, yan görevleri ve mezar görevlerini oynamanızı öneririz. Bodoslama olarak ana göreve daldığınız zaman mermilerinizin çabucak bittiğini görebilir ve bir mücadeleyi birden fazla kez oynamak zorunda kalabilirsiniz.

Hikaye

Bu tarz oyunlarda hikaye son derece önemli. Tomb Raider’ın hikayesini ise zaten az çok biliyoruz. Gerek önceki oyunlardan gerekse filmlerinden babası ve maceraları ile ilişkilerini bilmekteyiz. Dolayısıyla yeni oyunda çok absürt bir şey beklemek yanlış olurdu. Rise of the Tomb Raider oyununda Trinity’e büyük zarar verdik ancak tam anlamıyla bitiremedik. Bu oyunda da yine amacımız Trinity’nin planlarını bozabilmek. Yani oyun genelinde asıl rakibimiz Trinity. Ancak oyunda farklı bir grupta bulunuyor. Bu grup zaman zaman sizi ürkütecek ve sonra büyük bir sürpriz karşınıza çıkaracak. Belki oynamayanlar vardır diye hikaye konusunda fazla spoiler vermemek açısından çok bir şey söylemeyeceğim. Fakat oyunu bitirdiğiniz zaman eski oyunlarla yine çok benzer bir hikayenin işlendiğini göreceksiniz. Ancak oyunda hikayenin çok hızlı işlediğini ve anlamak için pür dikkat diyalogları takip etmeniz gerektiğini belirtelim. Aksi taktirde ipin ucunu çok kolay bir şekilde kaçırabilirsiniz. Hikaye çok hızlı gelişiyor ve aslına bakarsanız biraz hayal kırıklığına neden oluyor. Çünkü bu güzel grafikler ve oynanış içerisinde daha sağlam bir hikaye oynamak keyifli olurdu.

OKU:  Nostalji: Far Cry 1 İnceleme

Grafikler

Shadow of the Tomb Raider, grafiksel açıdan etkilemeyi başarıyor. Oyunda birbirinden güzel manzaralarla ve güzel gözüken pek çok detayla karşılaşıyorsunuz. Yalnızca bazı bölgelerde özellikle uzak ot kaplamaların biraz kötü gözüktüğünü belirtmek gerekiyor. Bunu ufak bir monitörde anlamak pek mümkün değil ancak büyük bir monitörde oyunu görüntülediğinizde bazen grafiksel olarak sırıtan öğelerin bulunduğunu görüyorsunuz. Yine de genel itibariyle güçlü grafiklere sahip olduğunun altını çizmek gerekiyor.

Grafik kalitesinde ise en düşük ile düşük arasında büyük farklılıklar olduğunu belirtelim. Bu oyunu en azından Düşük grafik seviyesinde oynamalısınız. Orta – yüksek seviyelerden itibaren de oyunun gayet güzel görünmeye başladığını söyleyelim. Ancak en düşük grafik kalitesinde gerçekten de kötü gözüküyor. En yüksek seviyeyle yüksek seviye arasında ise oynanış halindeyken gözle görülür derecede büyük farklılıklar hissetmiyorsunuz.

Oynanış

Rise of the Tomb Raider’dan sonra en fazla geliştirilen kısım kuşkusuz ki oynanış. Shadow of the Tomb Raider ile birlikte seri oynanış açısından gerçekten de daha zevkli ve gerçekçi bir hale geliyor. Lara Croft artık bitkilerin içerisinde çok daha kolay gizlenebiliyor. Doğanın bir parçası haline geliyor ve rakiplerini kolayca etkisiz hale getirebiliyor. Yani gizli bir şekilde ilerlemek oldukça mümkün. Yalnız vuruş hissiyatı konusunda biraz zayıf bir oyun.

Karakter geliştirme ekranı elden geçirilmiş ve eskisine nazaran biraz daha karışık fakat çeşitli bir hale gelmiş. Silah çeşitleri ise az ancak tüccarlara giderek bir yığın zırh, silah ve eklentiler satın alabiliyorsunuz. Oyundaki paranızı kullanarak kendinize özel silahlar alabilir ve böylece çok daha başarılı olabilirsiniz. Aynı zamanda özel zırhlar kuşanarak mermilere karşı çok daha dayanıklı olabilirsiniz. Tüccarlara mal da satabiliyorsunuz ve böylece daha fazla paraya ulaşıp istediğiniz eklentileri kolayca alabiliyorsunuz.

Serinin bu oyununda ana görevde ilerleyebilmek için geçmeniz gereken bulmacalar biraz daha zorlu ve fazla. Ancak bu seride her zaman eksik kalan noktalardan biri haritanın hep tatmin edemeyecek düzeyde olması. Aslına bakarsanız haritanın içerisi çok dolu yani özellikle şehirler çok aktif durumda. Gerçekten de yaşayan bir şehir ve yaşayan bir orman havası yansıtılmış ancak keşfedebileceğiniz alanlar biraz ufak ve içerisinde bulunduğunuz alanların da oynarken biraz yapay olduğunu hissediyorsunuz ve bu gerçekçilikten biraz uzaklaştırıyor. Bu konuda anlatmak istediğim şeyi tam olarak örnek verecek olursam mesela Kingdom Come: Deliverance veya The Witcher 3’te bir ormanın içerisine girdiğiniz zaman daha gerçekçi ve farklı bir hava hissedebiliyorsunuz.Ancak bu oyunda doğanın içerisinde olsanız bile bir şeylerin eksik kaldığını ve tam olarak o ambiyansı hissedemediğinizi farkediyorsunuz. Bu görüşe katılıyor veya katılmıyorsanız yorum kısmından belirtebilirsiniz.

Elbette bu oyundaki su altı maceralarından bahsetmemek bir hakaret olur. Çünkü geliştirici güzel düşünceler ile oyunu zenginleştirmiş. Oyunun tahmin ettiğimizden çok daha uzun bir kısmı su altında geçiyor. Bu da hiç sıkmıyor çünkü su altında bulabileceğiniz eşyalar ve bitkiler, gizemli yollar, saldırgan balıklar bulunuyor. Yalnızca nefes alma ve bir balıkla dövüşme anlarında sürekli aynı animasyonun tekrar etmesi biraz sıkıcı. Onun haricinde göze batan bir eksisi yok. Bazı bulmacaları çözebilmek için artık su altında daha fazla vakit geçirmeli ve Lara’nın nefesini daha iyi kontrol edebilmelisiniz. Oyun sizi pratik düşünmeye ve hem maceralar içerisinde ilerlerken hem de yeteneklerinizi sergilemeye davet ediyor.

OKU:  İşte bir ay içinde çıkacak olan birbirinden iddialı oyunlar

İncelememizin giriş kısmında oyundaki düşmanların Zor seviyede gerçekten de zorlayıcı bir hale geldiğinden bahsetmiştik. Fakat boss npcler için bunu söyleyebilmemiz mümkün değil. Yan görev ve ana görevlerdeki boss dövüşleri pek zorlayıcı değil. Oyunda bire bir mücadeleler zaten pek zorlamıyor fakat üzerinize doğru birden fazla düşman hızlıca koşu yaptığı zaman çabuk darbe alabiliyorsunuz.

Öte yandan serinin bilindik dövüş, tırmanış, sıyrılma gibi menakilerinin bu oyunda da korunduğunu belirtelim. Tomb Raider zaten bu konuda başarılı bir seri. Bu yüzden aynı mekaniklerin korunup yanına daha fazla gizlilik mekaniği eklenmesi oldukça başarılı olmuş. Öte yandan sarkılıp atlama da çok başarılı bir eklenti olmuş. Hatırlarsanız önceki oyunlarda bir yere tırmanırken ya yanlara ya da yukarıya doğru atlayış gerçekleştirerek ilerliyorduk. Oysa yeni tırmanışlarda ilerleyebilmek için zaman zaman sarkmanız ve aşağılara da göz atmanız gerekebiliyor. Bu da oyunun daha iyi bir hale gelmesini sağlamış.

Sonuç

Shadow of the Tomb Raider, hikaye açısından zayıf kalan, grafiksel olarak bazı kıstaslar haricinde iyi ve büyüleyici, oynanış açısından ise level atlanan bir oyun. Özellikle su altı maceraları, yeni doyurucu bulmacalar, yeni oynanış stilleri, daha olgun ve doğayla iç içe bir Lara, zengin içerikli yaşayan kentler, daha zorlayıcı yapay zeka ile taktire şayan. Keşke hikaye olarak daha güçlü ve gerçekçi bir oyun görseydik. O zaman puanımız çok daha iyi olacaktı ve belki de iki üç kez daha oynayacağımız bir oyun haline gelecekti.

Oynanış süresi özellikle ana görev bağlamında epey kısa. Ana oyunun finalini etkileyecek, oyuncunun tercihine bırakılan herhangi bir seçim yok. Yani oyun kısa sürüyor ve baştan başlamanız için pek de bir neden yok. Bulmacalar ve yan görevler oyuna renk katabilsede bir oyuncunun 300 TL’nin karşılığını alabilmek için daha fazla zaman geçirmek isteyeceğini tahmin ediyoruz. Şu an oyun DLC’ler ile birlikte 300 TL’den satılıyor. Yalın hali ise 200 TL. İndirimlerle zaman zaman 100 TL seviyesine kadar iniyor.

ttc puanı: 7.8

Artıları: Grafiksel açıdan ve oynanış açısından çok daha gelişmiş ve etkileyici bir Tomb Raider.

Eksileri: Hikaye açısından zayıf ve dejavu kokuyor. Ana görev kısa sürüyor. Fiyatı yüksek.




Bir cevap yazın

Ne düşünüyorsunuz? Teşekkür edin veya yorum yazın.

E-postanız herkese açık olarak paylaşılmaz. İsim ve e-posta bilgisi girmek zorunlu değildir. Yazdığınız yorum ilk etapta onay aşamasına gireceğinden hemen görünmez.